BAKARA SURESİ 88. AYET
Ve onlar, "Kalplerimiz sünnetsizdir" dediler. Hayır, aksine Allah, inkarları nedeniyle onlara lanet etmiştir. Onlardan inananlar ne kadar azdır!
Bugünkü meal çalışmamda karşıma çıkan bu ayet, beni hem düşündürdü hem de biraz ürküttü. Kalbin kapanması, duymaması, işitmemesi… Bu sadece o dönemin Yahudileri için mi söylenmişti? Yoksa biz de aynı tehlikede miyiz? Aşağıda hem kendi yorumum hem de tefsirlerden kısa bir derleme bulacaksınız.
BAŞLIK: Kalplerimiz Sünnetsizidir
Ayetin bana çağrıştırdığı: "İman, açık bir kalbe ihtiyaç duyar."
TEFSİRDEN NOT:
Kalplerimiz sünnetsizdir = Kalplerimiz perdelidir.
Medine Yahudileri, Hz. Peygamber'in davetine karşı, "kalplerimiz perdelidir" yani "sizin söylediklerinizden bir şey anlamıyoruz, söylediklerin aklımıza yatmıyor." veya "kendi dinimize o kadar bağlıyız ki, bizi inancımızdan uzaklaştıracak hiçbir sözü, üzerinde düşünmeye değer bile görmeyiz, hemen reddederiz." diyerek olumsuz karşılık veriyorlardı.
Yüce Allah ise; Allah'ın rahmetinden mahrum kaldıkları için bu şekilde Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği ilahi hakikatlere karşı kapalı hale geldiklerini belirtmektedir.
KENDİ CÜMLEMLE:
“Kalbin mühürlenmesi, bir anda değil; her ret, her inkâr, her erteleyişle yavaş yavaş olur. Ayet sadece Yahudileri değil, beni de uyarıyor.”
KALBİNDE SÜNNETE İHTİYACI VAR
Bugün bu ayet üzerinde uzun uzun düşündüm. Mealimde “kalpleri sünnetsizdir” diye geçiyordu. Bu ifade beni çarptı. Çünkü bu sadece fiziki değil, manevî bir kapalılığın ifadesi. Sünnetsiz bir kalp; yani hakikatin dokunmadığı, arınmamış, kesilmemiş, hâlâ “ben” diyen, hâlâ direnen bir kalp…
Bu ayette Yahudilerin Hz. Peygamber'e karşı inkâr ve inatlarını, “bizim kalbimiz zaten mühürlü, bu sözler bize işlemez” havasında söyledikleri anlaşılıyor. Fakat Allah, onların bu iddiasını reddediyor: Hayır! Kalbinizin kapanmasının sebebi sizin tercihiniz, küfrünüz. Bu ayet bana şunu fısıldadı: Kalbin kapalı olması, ilahî bir kader değil. İnkar ettikçe kapanır, direndikçe katılaşır.
“Kalpleri sünnetsiz” ifadesi, hem ahlâkî hem de psikolojik bir tespit. Tefsirlerde bu, kalbin arınmamış, kesilip temizlenmemiş oluşu ile açıklanır. Tıpkı Hz. İbrahim’in ve ümmetinin bedeni temizlemek için yaptığı sünnet gibi, kalbin de hakikati kabul edecek kıvama gelmesi için bir kesintiye, bir arınmaya ihtiyacı var. Bu kesinti bazen bir pişmanlık, bazen bir kayıp, bazen bir ayetle sarsılma olabilir. Ama ne olursa olsun, iman açık bir kalp ister.
Kendi hayatımda da zaman zaman bu kalp örtüsünü hissettim. Zihnim her şeyi biliyordu ama kalbim kapalıydı. Bu ayet bana şunu öğretti: İlme kapalı bir akıl değil, imana kapalı bir kalp asıl tehlikedir.

Yorumlar
Yorum Gönder