DİN VE İNANÇ
Dinin
Tanımı:
1.Din kelimesi deyn kökünden gelmektedir. Deyn
kelimesinin Türkçe karşılığı “borç ve
yükümlülük” demektir.
2. Deyn sözcüğü, yüce varlığa duyulan minnet ve iç bağlılığı
ifade eder.
3. Temel anlam
olarak; itaat, örf, adet, hüküm, ceza ve
tutulan yol anlamlarına gelmektedir.
4. Deyn sözcüğü,
dinin semantic olarak barındırdığı belirli bir zamana kadar ödenmesi gereken
borç anlamından zamanla tekrarlanan ve
alışkanlık haline gelen örf ve adete dönüşmüştür.
5. Genel olarak
zihinsel fonksiyonar, her türlü tavır ve davranışlar, insanın diğer insanlar ve
varlıklarla olan ilişkilerini düzenlerken dikkat etmesi gereken ilkeler, sosyal
davranışlarını belirleyen prensiplerdir.
6. Dinin terim
anlamı: Akıl sahibi insanları kendi hür
iradeleriyle iyiye, doğruya ve ebedî mutluluğa ulaştırmak gayesiyle Allah
tarafından Peygamberler aracılığıyla gönderilen ilahî kanunlar bütünüdür.
DİNİN
SINIFLANDIRILMASI
1.İslam âlimleri
Kur’an’da geçen “hak din”
(Tevbe 9/33) ve “dosdoğru din”
(Rum 30/30) ayetlerini göz önüne alarak “hak ve batıl” şeklinde bir sınıflama
yapmışlardır.
2. Hak
din: İlahi vahye dayanan din
Batıl din: Vahye
dayanmayan din
Muharref din: Vahye
dayanmasına ragmen aslını koruyamamış, tahrife (bozulmaya) uğramış din
(Yahudilik ve Hristiyanlık gibi)
3. Dinler
tarihinde hak dinler için milel,
bâtıl dinler için ise nihal
kavramları kullanılmıştır.
4. Kaynağı
açısından dinler:
Ø Semâvi: Vahiy kaynaklı
Ø Beşerî: Vahiy kaynaklı olmayan
5. Tek ve çok
tanrılı olmasına göre dinler:
Ø İlkel: Yerel kabile dinleri
Ø Milli ve diğer dünya dinleri: Evrensel dinler
6. Kitap
gönderilen Yahudi ve Hristiyanlar için “Ehl-i
Kitap”; Mecusiler ve Maniheistler gibi kitabı olup olmaması
hususunda “şüpheli dinler”
olarak da sınıflama mevcuttur.
İmanın
Kelime ve Kavram Anlamı:
1.Arap dilinde güvende olmak, emin kılmak, kalben huzura kavuşmak, ikrar
etmek ve ruhuna kavuşmak anlamlarına
gelir
2. Terim anlamı: Hz.Muhammed’e vahiy yoluyla gelen hükümlere tereddütsüz
inanmak demektir. Bu hükümlere
inananlara mü’min ve müslim denir.
İman
– Tasdik İlişkisi:
1.İman da öncelik kalbin tasdikidir.
2. Tasdik kavramı gaybla ilgili hususları kapsamalıdır
3. İmam Mâturidi, Eş’arî,
Gazzalî, Bakıllâni, Cüveyni, en-Nesefi ve daha birçoğu imanın kalbin
tasdikinden ibaret olduğunu ifade etmişlerdir. Görüşlerinin
delilleri:
Ø
“Ey peygamber! Kalpleri iman
etmediği halde ağızlarıyla inandık diyen kimselerden ve Yahudilerden küfür
içinde koşanlar seni üzmesin” (Maide 5/41)
İman – İkrar İlişkisi:
1.Kalben kabul
edilen iman esaslarının söylenmesi (ikrar)
gerekir. Ancak Mürci’e ve Keramiyye mezhepleri kalbin
tasdiki olmadan dil ile ikrarı iman için yeterli görmektedirler.
2. İmanın kalbin tasdik etmesi ve ikrarla birlikte olabileceğini
söyleyen bilginler genelde Hanefî âlimleridir.
3. Bu alimler
kalpte gizli olan iman ancak ikrarla dışa çıkar görüşündedirler
İmanda Artma ve Eksilme:
1.Selefiyye, Mu’tezile,
Şia, Zeydiyye ve Hariciyye mezhepleri imanın hem nitelik hem de nicelik yönüyle
artabileceğini savunurlar.
2. Alimlerin çoğu Hz. Peygamber döneminde
artma ve eksilmenin olabileceğini sonraki dönemde din tamamlandığı için artma
ve eksilmenin olmayacağını savunurlar.
Not: Nitelik yönüyle kuvvetli ve zayıf
imandan bahsedilebilir.
İman – Amel İlişkisi:
1.Mu’tezile, Selefiyye,
Hariciyye, Şia ve Zeydiyye imanı kalple tasdik, dil ile ikrar, emir ve
yasaklara uyma olarak tanımlamış ve ameli iman için elzem görmüşlerdir.
2. İslam alimlerinin
çoğunluğu günah işleyenlere de mü’min deneceğini , iman eden ve salih amel
işleyenler şeklindeki ayetlerin iman-amel arasındaki sıkı bağı göstermek için
kullanıldığını belirtmişlerdir.
İmanın Oluşumu:
1.İslam da bir kimsenin mü’min olabilmesi için kelime-i
tevhid ve kelime-i şehadeti kalpten Kabul edip söylemesi yeterlidir.
2. İnanan insan Allahın birliğine, gücünün sınırsızlığına
ve Hz.Muhammed’in de son peygamber olduğuna şüphesiz inanmalıdır. Bu şekilde
inanmaya “icmal’i (toptan)” iman denir.
3. Tek tek ayrıntılı bir şekilde iman esaslarına açık ve
geniş bir şekilde inanmaya “tafsîli” iman denir.
4.İmanın dereceleri:
Ø
Birinci
derece: Allah’a, meleklerine ve ahiret
gününe inanmak
Ø
İkinci
derece: Allah’a, meleklerine, kitaplarına,
peygamberlerine, ahiret gününe, cennet ve cehenneme, dünyada yapılanların
kaarşılığının ahirette alınacağına ayrıntılı iman etmektir.
Ø
Üçüncü
derece: Peygamberin bize getirdiği bütün
hükümlere (zarurat-ı diniyyeye) ayrıntılarıyla iman etmektir.
İMAN VE İSLAM
1.İmam Maturidi’ye göre
imandan çıkan İslâm’dan, İslâm’dan çıkan imandan da çıkmış olur.
2. İmam Eş’ari ve diğer
bazı âlimler iman ve İslam’ın ayrı kavramlar olduğunu benimser. İmanın
kalp, İslam’ın organ işi olduğunu belirtir. Diğer bazı
bilginler ise “İman başlangıç, İslam işin ortası, ihsan ise işin
kemâlidir” derler.
Mukallidin İmanı:
1.Bir kimsenin araştırma yapmadan çevresindekilere ve değer
verdiği kimselere bakarak inanmasına “taklit” denir. Böyle kimseye de “mukallid” adı verilir.
2. Araştırma ve düşünceye dayanan imana “tahkikî iman”, böyle inana da “muhakkik” adı verilir.
3. Ebu Hanife, İmam Maturidi ve Eş’ariyye mezhebi mukallidin
imanını geçerli görmüşler ancak araştırmayı bırakması
dolayısıyla sorumlu olacağını savunmuşlardır.
4. Mu’tezile ise taklidi imanı geçerli görmemiştir.
İmanda İstisna:
1.İmanda istisna “ben inşallah mü’minim” demektir. Maturidiler ve bazı
âlimler imanda kesinlik olması gerektiğinden, istisnanın söz
konusu olmayacağını savunmuşlardır.
2. Eş’ariler
istisnayı, imanın hakikati ile ilgili değil olgunluk
ve sonucuyla ilgili olarak söylemeyi mümkün görmüşlerdir.
İmanın Geçerliliği:
İmanın geçerliliği için gereken
şartlar şunlardır:
Ø İman son nefeste veya ye’s (ümitsizlik) anında
olmamalıdır
Ø Dinin esas ve hükümlerini
yok sayıp, yalancılığa kaçan davranışlar sergilememelidir.
Ø
Dini
hükümlere alay etmemeli,
onları hafife almamalıdır
Ø
Alçak
gönüllü olmalı ve Allah’ın azabından emin olmamalıdır. “Allah bana azap etmez” düşüncesi içerisine girmemelidir
İslam Dini:
1.İslam, selm ve slim kökünden türemiş Arapça bir kelimedir.
2. Sözlükte kurtuluşa ermek, teslim olmak, barış ve itaat anlamına gelmektedir
3. Kök itibariyle “bilinçli barış ortamına
giriş, boyun eğiş” anlamı etrafında durulmuştur
4. Hadislerde İslam kelimesi “Allah’ın
insanlığa gönderdiği son din fıtrata ve doğruyu algılama sağduyusuna en uygun
din” anlamında kullanılmıştır
5. İslam alimleri, Allah’a tam teslimiyet,
onu boyun eğme, kişinin kendini her haliyle Allah’a teslim etmesi ve şirk
koşmayıp yalnız O’na kulluk etmesi şeklinde anlamlar vermişlerdir.
İslam Dinin İnançla İlgili Hükümleri:
1.İnanç esasları Allah, peygamber ve ahiret
inancı olarak üçe indirgenmiştir
2. İslam’da bütün konular tevhid
inancı esası üzerindedir
3. İnançla ilgili hükümlere aslî, ibadet ve muamelatla ilgili hususlara fer’î denmektedir
4. İtikat iman etmekle eş anlamlı olarak kullanılır.
Bir şeye düğüm atmışçasına bağlanmak, bir şeye gönülden ve bütünüyle
bağlanmak anlamındadır.
5. Akait içten bağlanılan ve şüphesiz inanılan değer demektir. Terim anlamı ise; şüphe Kabul etmeyen kesin hüküm,
inanılması zorunlu temel ilke ve iman esasıdır.
6. Hükümler İslam’da itikâdi,
amelî ve ahlâki olmak üzere üç ana bölümde
incelenebilir.
Ø
Allah’a
teslim olma
Ø
Allah’a
yönelme
Ø
Allah’a
içten bağlanma
Ø
Huzur
ortamına grime
Ø
Tevhid
inancına sahip olma
Ø
Teslimiyetin
gereğini yapma
İslam İnanç Esasları:
Ø
Allah’ın
varlığı ve birliğine inanma
Ø
Meleklere
iman
Ø
Peygamberlere
iman
Ø
Kitaplara
iman
Ø
Ahiret
gününe iman
Ø
Kaza
ve kaderin Allah’tan olduğuna iman


Yorumlar
Yorum Gönder